Zamanı dilimlere bölen, bu dilimleri törenle atlattığımız yaşam alıp götürüyor bizi…
Dilimlerin arasındaki çitlerden bütün gücümüzle atlayıp , kendimizi yepyeni bir dünyada bulmayı umuyoruz.
Pazartesiler,aybaşları, yılbaşları … Hepsinde yeni bir şeye başlıyormuşçasına heyecanlar,mumlar, gerilimler , dilekler… Benim için yeni bir yolun başlangıcı küçücük bir ANdır…
Hayatımı dilimlere bölen çitler de yaşadığım küçücük anlardır.
Trenin ,yanından hızla geçtiği bir şehrin hayatı , o trenden inen biricik insanla değişebilir. Kendi zamanımız ve hatta zamanlamamız bize aittir; sahip çıkalım ona…
Şimdi, koskoca insanlık tarihinin ve hatta mesleğiniz neyse o mesleğin tarihinin bir parçası olarak düşünün kendinizi ve bu görkemli görevin bilinciyle yaşayın: yaşayın yani saate bakmak yerine; yaşayalım sayıp hesaplamadan…
Neyin bir parçası olduğumuzu anlayıp öyle yaşayalım: bir evin bir parçası olalım , bir mesleğin hatta, ama büyütelim kendimizi gözümüzde: BEN EVRENİN BİR PARÇASIYIM…
Ne kendimizi ne de biricik zamanımızı hafife almayalım ne olur…Kendini büyük hisseden insanlarla daha yaşanası bir yer olacak bu hayat… Karşınıza çıkan , hayatınızın kıvrımı olup yolunuzu değiştirip sizi bambaşka yerlere götürecek anlar diliyorum…